Kentsel Dönüşümle İlgili Bilinmesi Gerekenler

2012 yılında TBMM Genel Kurulu’nda onaylandıktan sonra hayatımıza giren ve hemen hemen ülkemizin her şehrinde uygulanmaya başlayan kentsel dönüşüm; kavram olarak bugün bile halen daha tam olarak anlaşılamamakta, insanlarımızın kafasında hangi durumlarda nasıl bir dönüşüme gidildiği konularında kafa karışıklığı ve bilgi eksikliği bulunmaktadır.

Kentsel Dönüşümle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Kentsel dönüşüme ve dönüşüm sürecinin hangi durumlarda nasıl işlediğine yakından bakıldığında karşılaşılan ilk olgu 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun olur. Bu kanunun amacı ve kapsamı incelendiğinde kentsel dönüşüm hakkında daha açıklayıcı bilgilere ulaşılacaktır.

Kentsel dönüşüm; doğal afet riski altındaki alanlarda ve bu alanların dışında kalan riskli yapıların bulunduğu bölgelerde sağlıklı ve güvenli yaşam standartları oluşturmak için yapılan iyileştirme, düzeltme ve yenileme çalışmalarıdır. Dolayısıyla kentsel dönüşümde amaç; vatandaşların güvenliğini tehlikeye atan, kentin dokusunu bozan durumların ortadan kaldırılmasıdır.

Riskli Yapı, Riskli Bina ve Rezerv Yapı Alanı Nedir?

Kentsel dönüşümün amacını daha iyi anlamak için “riskli alan” ve “riskli yapı”ların kapsamına bakmak gerekir.

Riskli alan; zemin yapısına veya üzerindeki yapılaşmaya bağlı olarak can ve mal kaybı riski oluşturan veya oluşturabilecek alandır.

Riskli yapı ise ekonomik ömrünü tamamladığı tespit edilen; yıkılma, çevreye zarar verme riski taşıyan yapılardır. Riskli yapıların riskli alanlar içinde bulunma zorunluluğu yoktur. Ya da sağlam bir bina sırf riskli alanda bulunduğu için yıkım kararına konu olabilir.

Rezerv yapı alanı; gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm uygulamalarında yeni yerleşim alanı olarak kullanılacak alanlardır.

Kentsel Dönüşüm Süreci

Kentsel dönüşüm sürecinde 3 karar verici bulunmaktadır. Bunlar; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yerel İdari Kurumlar (Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri, İlçe Belediyeleri, İl Özel İdaresi) ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı - TOKİ’dir.

Riskli alanların ve binaların tespiti Bakanlık tarafından yapılır. Ya da İdare veya TOKİ de Bakanlık’tan tespit talebi isteyebilir. Bunun yanı sıra, taşınmaz maliki konumundaki gerçek ya da tüzel kişilerin de tespit talebinde bulunabilmesi mümkündür. Talebin Bakanlığa ulaşmasının ardından süreç başlar. Binanın riskli çıkması halinde, güçlendirme veya yıkma gündeme gelebilir. İtirazın söz konusu olması halinde, akademisyenlerden oluşan itiraz komisyonu toplanarak karar verir. Yapının riskli olarak tescil edilmesi halinde, yıkım kararı alınır.

Riskli alan ve binaların belirlenmesine ilişkin yetki lisansı Bakanlık tarafından belediyelere, üniversitelere ve yapı denetim şirketlerine verilmektedir. Yeni yerleşim alanı olarak kullanılacak rezerv yapı alanının tespiti de yine Bakanlık tarafından yapılır. Bu konuda Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü alınır.

Kararın Uygulanması

Riskin tespit edilmesi ve -tespite itiraz varsa- sonucunun beklenmesinin ardından yapı maliklerine süre verilir. Riskli yapı malik tarafından bu süre zarfında yıktırılmazsa, yapının idari makamlar tarafından yıktırılacağına ilişkin tebligatta bulunulur. Tespit işlemine karşı dava açmak mümkündür. Ancak bu davalarda yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Kaynak :

Benzer Konular

Kentsel Dönüşüm İçin Ayrılan Bütçe 600 Milyar Dolara Ulaşacak

Kentsel Dönüşüm İçin Ayrılan Bütçe 600 Milyar Dolara Ulaşacak

Türkiye'de ‘akıllı kent’ konseptini ilk uygulayan firmalardan olan SAMPAŞ, yerel yönetimlere daha modern kentler kurmak üzere yazılım tasarımından kurulumuna kadar çalışmalar yapıyor.

Dönüşüm Modern Olmalı

Dönüşüm Modern Olmalı

Akıllı Kentler Platformu Başkanı, Uluslararası Bilişim Şirketi SAMPAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya, dünyanın en akıllı kentlerinin bilgiyle yönetildiğini ve insan geri dönüşlerine göre hareket edildiğini söyledi.