Şirketlerin “Zekâsı” Artıyor

Çağımızda şirketler için gücün anlamı rekabet avantajı ve bu avantajdan elde edilen konumdur. Şirketlerin bilgiyi rekabet avantajına yani güce dönüştürmesinin yolu ise onu işlenebilir hale getirmekten geçer. Kurumlarımız artık işlenebilir bilgiyi ham veri havuzlarından üretmektedir.

Şirketlerin “Zekâsı” Artıyor

Veri ise internet ve gelişen teknolojiler ışığında artık sayısal anlamda niceliksel ifadesi zor bir kavram haline gelmiş, “Büyük Veri” adıyla anılmaya başlanmıştır.

Uluslararası pazar araştırma şirketi IDC; “Büyük Veri” pazarının 2016 senesi itibariyle 23,8 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngörmektedir. Buna göre, söz konusu pazarın senelik ortalama büyüme hızının yüzde 31,7 seviyelerinde olması beklenmektedir, bu büyüme hızı toplam küresel bilgi teknolojileri pazarının büyüme hızından yaklaşık yedi kat fazladır. Küresel trendlerin Türkiye’deki şirketlere de yansıması ve talebin artması nedeniyle iş zekâsı uygulamalarının kullanım oranlarının artacağını söyleyebiliriz. Dolayısıyla iş zekâsı uygulamaları alanında dönüşü yüksek yatırım yapmak önem kazanmaktadır.

İş zekâsı yatırımlarında düşünülmesi gereken en önemli husus, sistemin kullanıcı tarafından kabul görmesidir. Şirketler iş zekâsını yalnızca teknik bir iş olarak değerlendirmemelidir. İş zekâsı uygulamaları hayata geçmeden önce, iş süreçlerinin net bir şekilde tanımlanmış olması, mevcut verilerin güvenilirliğinin temin edilmesi ve en önemlisi iş zekâsı uygulamalarından nasıl sonuç beklendiğinin kararlaştırılmış olması gerekir. Oluşturulacak sistemin kullanıcı tarafından kabulü de bir başka önemli noktadır. Şirketler tüm bu aşamaların tamamlanmasının ardından kendi ihtiyaçlarına uygun iş zekâsı uygulamasını seçerken entegrasyon hususunun kolay bir şekilde yapılmasına, ölçeklenebilir ve esnek bir yapının oluşmasına önem vermelidir.

İş zekâsı uygulamalarının şirketler tarafından benimsenme sürecinde sektör ve şirket ölçeği unsurlarının gitgide önemsizleştiğini, artık tüm şirketlerde bu ihtiyacın oluşabildiğini söyleyebiliriz. Çünkü üretilen veriler arttıkça, söz konusu verileri kullanılabilir bilgiye dönüştürecek iş zekâsı çözümlerine olan ihtiyaç da artıyor. Önümüzdeki dönemde verilerin katlanarak büyüyeceği beklentisini de dikkate aldığımızda, şirketlerin sürdürülebilir rekabet için iş zekâsı uygulamaları seçme ve hayata geçirme konusunda yüksek hedefler belirlemeleri gerekmektedir.

İş zekâsı çözümleri veri madenciliği ve analizi gerektiren satış ve pazarlama, araştırma ve geliştirme, üretim, servis ve destek, lojistik ve dağıtım, finans ve risk kontrolü, yönetim, organizasyon ve operasyonlar gibi her birimde kullanılabilir.

Akıllı Veriyi Şehirlere Taşıyanlar Kazançlı Çıkacak

Büyük verinin ortaya çıkışında rol oynayan en büyük etken nesnelerin de artık yavaş yavaş birbirleri ile iletişim içerisine giriyor olmasıdır. Şu an sosyal medyada veri analizinin önemi ne ise gelecekte şehirlerin üreteceği veri analizi de aynı seviyede ve hatta daha da fazla önem kazanacaktır. Nesnelerin internetinin de etkisi ile akıllı şehirler geleceğin yeni teknolojik trendi olacak. Akıllı şehirler, güvenli binalardan otomasyon destekli enerji kaynaklarına, ulaşımdan kamu güvenliğine kadar birçok fonksiyonu barındıran insan ve altyapı odaklı şehirlerdir.

Akıllı şehirlerin gelecekte ulaşacağı noktaya yönelik dört adet trend mevcuttur: Moore Yasası ile ilişkili olan veri, Metcalfe Yasası ile ilişkili olan altyapı, sensörler ve enerji. Bu dört unsurun her geçen gün hayatımızda daha önemli bir rol oynamasıyla beraber akıllı devlet, akıllı eğitim, akıllı güvenlik, akıllı enerji, akıllı altyapı, akıllı ulaşım, akıllı sağlık, akıllı bina, akıllı teknoloji olmak üzere dokuz farklı dikeyin ortaya çıktığını gözlemliyoruz.

Proline olarak Ar-Ge yapılanmamızı da bu çerçevede “akıllı şehir”, “akıllı devlet” ve “güvenli şehir” konseptleri ile paralel olarak yürütüyoruz. Sistem entegrasyonu, e-kimlik ve biyometrik çözümler, kent güvenlik yönetim sistemleri, coğrafi bilgi sistemleri, büyük veri ve sosyal medya analizlerine yönelik ürün ve çözümlerimiz de bu konsept altında şekillendirildi. SGK Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi kapsamında ise, geliştirdiğimiz BioPOS cihazı ile her insana özgü olan parmak damar izini tarayarak özel bir algoritma ile şifreliyoruz. Bu sayede projenin kimlik doğrulaması bölümüne katkı sağlıyoruz. Şehir güvenliği alanında da aktif projelerimiz sürüyor. Türkiye’nin akıllı yazılımlarla entegre edilmiş pek çok şehir güvenlik projesinde yer aldık. Güvenlik kameraları, akıllı sensörler, akıllı yazılımlar, biyometrik çözümler ve sistemler ile şüpheli davranış tespiti, trafik kazalarının önlenmesi, suç teşebbüsü tespiti, güvenlik ihlalleri ve hatalı uygulama tespitleri gibi şehir güvenliğini tehlikeye sokan pek çok unsurun kayda alınmasına da katkı sağlıyoruz.

Kaynak : bestdergisi.com.tr

Benzer Konular

Beyoğlu Belediyesi Zabıta Ekipleri Karekod Teknolojisine Geçti

Beyoğlu Belediyesi Zabıta Ekipleri Karekod Teknolojisine Geçti

Türkiye'de ilk ve tek olma özelliği taşıyan uygulama, hem zabıta ekiplerinin hem de işletmecilerin işlerini kolaylaştırıyor.

Yakutiye Belediyesi’nde Akıllı Kent Teknoloji Devri

Yakutiye Belediyesi’nde Akıllı Kent Teknoloji Devri

Sampaş’ın geliştirdiği, E-belediye, kent rehberi, e-imar, e-nikah, AKOS (Akıllı Kent Otomasyon Sistemi) uygulamaları ile online olarak vatandaşa hizmet sunan Yakutiye Belediyesi bir ilkin altına daha imza attı.